İnterseks genel olarak doğuştan gelen ve toplumun kadın-erkek şeklindeki iki cinsiyetli normuna uymayan bedensel özellikleri nitelemektedir. Bu genetik, hormonal veya fiziksel düzeyde olabilir.

Bir insanın interseksliği doğumdan hemen sonra, çocukken veya ergenlik döneminde kendini gösterebilir. Bazen de fark edilmez.

İnterseks bireylere pek çok ad verilir. Terimler ve isimler hakkında ayrıntılı bilgi edinmek istiyorsanız, sözlüğümüze bakmanız yeterli!

Ne kadar interseks birey var?

Bu sorunun cevabı çok zor. Almanya’da interseks bireylerin sayısını belgeleyen bir istatistik bulunmamaktadır. Ayrıca interseksin, erkekliğin veya kadınlığın ne olduğu sürekli tartışılmaktadır. İnterseks bireylerin toplumun tamamına oranı yapılan bilimsel araştırmalara göre,  yüzde 0,02 ile 1,7 arasındadır.

Bir kıyaslama yapmak gerekirse, Almanya’da

  • interseks çocuklar kadar ikiz çocuk vardır.[1]
  • interseks bireyler kadar kızıl saçlı insan vardır.[2]

Yani interseks sanıldığı kadar nadir değildir. Ama konunun uzun yıllar tabulaştırılmasından dolayı bilinmemektedir.

Cinsiyet gelişimindeki varyasyonlar hastalık değildir.

İnterseks bir hastalık değildir ve normalde sağlığa olumsuz etki etmez. Ancak bazı varyasyonlar spesifik sağlık riskleri içerebilir. Tıp kendini teşhislerle ifade etmekte ve interseks için „cinsiyet gelişimi bozukluğu/farklılığı “ üst kavramını kullanmaktadır (İngilizcesi: DSD (Disorders/Differences of Sex Development). Fakat DSD terimi birlikler ve aktivistler tarafından eleştirilmektedir, çünkü bu terim interseks bireylerin vücutlarında bir şeylerin olması gerektiği gibi olmadığı, aksine bu kişilerin „rahatsız“ oldukları ve tedavi edilmeleri gerektiği izlenimini yaratmaktadır.

İnterseks tedavi edilmeli midir?

Hayır. İnterseksin kendisinin tedaviye ihtiyacı yoktur. Ama interseks bir vücut çok farklı olabileceğinden, onu iyi tanımak ve hangi özel bakım hizmetlerine hakkı olduğunu bilmek önemlidir. Maalesef hâlâ plastik cerrahi operasyonları teklif edilmekte olup, bunlar sağlığı düzeltmeyip, tam tersine sağlığı olumsuz yönde etkileyebilmektedir.[3] İnsan hakları tartışmaları hakkında bilgileri burada bulabilirsiniz. Sağlık konusuna ilişkin daha ayrıntılı bilgi burada.


[1] Almanya’da 2017 yılında yapılan doğumların % 1,8’inde ikiz veya çoğul doğum gerçekleşmiştir (Devlet İstatistik Kurumu, https://www.destatis.de/DE/Themen/Gesellschaft-Umwelt/Bevoelkerung/Geburten/Tabellen/geburten-mehrlinge.html).

[2] Almanya’da insanların % 1–2’sinin saçı doğuştan kızıldır (http://www.haar-und-psychologie.de/haarfarben/haarfarben_statistik_deutschland.html).

[3] Ayrıca bkz. Schweizer, Katinka; Richter-Appelt, Hertha (2012): İnterseks hakkında Hamburg’da yapılan bir araştırma. Schweizer, Katinka; Richter-Appelt, Hertha: Tartışmalı interseks. Gießen: psychosozial Yayınevi. Sf. 187-205.

… öncelikle bu harika çocuk için sizi kutlarız!

Herhalde anne-babalar için her doğum heyecan vericidir, özellikle ilk çocuğun doğumu anne-babalara diğer duyguların yanı sıra tedirginlik ve zorlanma hissi de verir. Çocuğun erkek mi kız mı olduğunun belli olmadığı haberi, anne-babaları genelde önce şaşırtır ve korkutur. Ne de olsa eskiden olduğu gibi hâlâ herkes interseks hakkında bilgi sahibi değil. Bu, yeni bir durum.

Böyle bir haberden sonra kendinizi tedirgin hissetmeniz son derece normal. Çünkü interseks bir çocukla yaşamak yeni bir durum ve gerek çocuğunuzun gerek sizin yaşamlarınıza dair önemli bazı sorularınız olacaktır . Yalnız değilsiniz!

Belki anne-baba olarak kafanızda cinsiyet gelişimi varyasyonlarının ne anlama geldiği hakkında sorular oluşacaktır. Doktorlar size muhtemelen bir teşhis söylemişlerdir ve siz de şimdi belki interseks bir birey olarak yaşamanın nasıl olabileceğini kendinize soruyorsunuzdur. Bu sebeple interseks bireyler veya anne-babaları tarafından ya da onlarla yapılmış bazı video ve röportajları derledik.  Kişisel görüşme istiyorsanız, buradan danışma olanakları hakkında da bilgi edinebilirsiniz.

Başlangıç olarak Federal Aile, Kadın, Yaşlı, Kadın ve Gençlik Bakanlığı’nın  Regenbogenportal’inin videosunu öneririz Video.

Çocuğunuzla kuracağınız açık iletişimin tüm taraflar açısından en faydalı yol olduğuna inanıyoruz. Çocuğunuzu kız veya erkek olarak yetiştirmeye karar vermek isterseniz, bu da normal. Ama çocuğunuzun büyüme çağında kendini diğer cinsiyete ait hissedebileceği olasılığını da göz önünde bulundurmalısınız. Çocuklar hoşlandıkları ya da hoşlanmadıkları şeyleri aslında çok küçük yaşta dile getirirler. Onlara dikkatle kulak verin.

Çocuklara interseksi anlatmak ve onun gibi başka çocukların da olduğunu göstermek için çocuk kitapları mükemmel bir araçtır. Burada interseksi ele alan kitapları sizin için derledik. Cinsiyet çeşitliliği, genel olarak çocukların bireyselliği ve cinsel çeşitlilik hakkında daha uzun bir liste bulunuyor. Yetişkin örneklerin hikayeleri de faydalı olabilir.

Bu sayfada interseks hakkındaki tüm bilgileri sunarak, size destek olmak istiyoruz. Çünkü doğru bilgilenmiş olmak, çocuğunuz için en iyisini yapabilmenin ve endişelerinize çare bulabilmenin ilk önemli adımı. Örneğin Almanya’da neredeyse interseks bireyler kadar ikiz çocuk olduğunu biliyor muydunuz? [1] Ve neredeyse interseks bireyler kadar kızıl saçlı insan olduğunu?[2]

Tamamen kendi isteklerinize göre portalimize göz atın. Hangi yazıları önce okumak istediğinize siz karar verin.

İnterseks insanlar için hangi zamirleri kullanmak gerekir? (oğlum mu diyeyim, kızım mı diyeyim?)

Zamirler kişilerin cinsiyet organlarına bakılarak değil, kişi nasıl çağrılmak istiyorsa ona göre olmalıdır. Batı dillerindeki dişi ve erkek için ayrı zamirler kullanma geleneği neyseki Türkçe’de yok, bu bize bir kolaylık sağlıyor. Bay, bayan, hanım, bey gibi sözcüklerin ise modern yaşamda zaten fazla yeri olmamalı. Çok formel bir ortamda size yabancı olan bir interseks bireye hitap ederken eğer o birey kendini erkek ya da kadın olarak tanımlamıyorsa ya da hangisini tercih edeceğini bilmiyorsanız hanım ya da bey yerine kişiye ismiyle hitap edip devamında “siz” diye konuşabilirsiniz. Örneğin “Hoşgeldiniz Deniz”, “Hoşçakalın Burçin” gibi. Çocuğa hitap ederken ise oğlum, kızım yerine dilimizde zaten bulunan “evladım” ya da “çocuğum” hitaplarını tercih edebilirsiniz.


[1] Almanya’da 2017 yılında yapılan doğumların % 1,8’inde ikiz veya çoğul doğum gerçekleşmiştir (Devlet İstatistik Kurumu).

[2] Almanya’da insanların % 1–2’sinin saçı doğuştan kızıldır.

KRV’da interseks bireyler için yerleşik bir danışmanlık merkezi henüz yok.

Ama İnterseks Bireyler Derneği, peer yani akran danışmanlığı sunuyor.

Peer danışmanlığı, – özetle – aynı durumda olan kişilerin danışmanlık yapması anlamına geliyor, yani danışmanların kendileri de interseks ya da interseks bir çocuğun anne veya babası oluyor. Peer danışmanlar kendi deneyimlerinden yola çıkarak size eş seviyede bir danışmanlık sunabiliyorlar.

Buradan peer danışmanlık hakkında ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.

Verein Intersexuelle Menschen e.V. (İnterseks Bireyler Derneği) http://www.im-ev.de/
KRV Eyalet Teşkilatıhttp://nrw.im-ev.de/

Ayrıca doktorlar da bedensel problemler hakkında danışmanlık yapabilirler. Bu konuda deneyimler oldukça farklı. Önemli olan, kendinizi iyi bilgilendirilmiş ve iyi hissetmeniz. Yardımlaşma kuruluşlarından deneyim raporları isteyiniz ve güvenebileceğiniz bir doktor arayınız.

İnterseks bireylerin menfaatlerine duyarlı olan danışma merkezleri şunlar:

Bochum (Rosa Strippe)

Rosa Strippe, interseks bireylerle ve yakınlarıyla ilk bilgilendirme görüşmeleri yapıyor. Burada çalışanlar, örneğin yardımlaşma kuruluşlarındaki veya sağlık alanında görev yapan muhatap kişileri de içeren bir bilgi havuzundan yararlanıyorlar. Rosa Strippe, interseks çocukların, gençlerin ve yetişkinlerin korunması ve zarar görmemesi için taraflı olarak, cinsiyet çeşitliliğini ile çocukların yararını onaylar biçimde danışmanlık yapıyor.

Köln (rubicon e.V.)

Cinsel yönelim, gökkuşağı aileleri ve cinsiyet açısıdan kendi kaderini tayin hakkı çerçevesinde psikososyal danışmanlık hizmeti sunan rubicon e.V. adlı dernek interseks bireylere de danışmanlık yapıyor.

Rubicon e.V. adlı dernek interseks bireylere özel bir danışmanlık hizmeti sunmayıp, örneğin onları İnterseks Bireyler Derneği’nin peer danışmanlığına yönlendirerek daha çok bir kılavuz fonksiyonu üstleniyor.

Peer danışmanlığına yönlendirmek özellikle açılma sürecinde olan interseks bireyler ve ayrıca sağlıkla ilgili sorularına orada yeterli cevap alabilecek interseks çocukların anne-babaları için geçerli.

KRV’daki bazı pro familia merkezleri şunlar:

pro familia Bielefeld

pro familia Köln-Merkez

pro familia Mettmann

pro familia Münster

pro familia Oberhausen

pro familia Remscheid

pro familia Sankt Augustin

pro familia Witten

Daha ayrıntılı bilgiye ve ülke çapında yardımlaşma kuruluşlarının hizmetlerine şuradan ulaşabilirsiniz: 

Teşhisle ilgili yardımlaşma kuruluşlarıhttp://www.klinefelter.de/cms/
http://www.47xxy-klinefelter.de/
https://www.ags-initiative.de/
http://turner-syndrom.de/
OII (Organisation Intersex International)https://oiigermany.org/
Ayrımcılığa Karşı Çalışma & İnterseks bireyler için güçlendirmehttps://interprojekt.wordpress.com/
Üçüncü Opsiyon Kampanyasıhttp://dritte-option.de/
DGTI (Deutsche Gesellschaft für Transidentität und Intersexualität e.V. – Alman Transseksüellik ve İnterseks Kurumu) https://www.dgti.org/

     

Genç interseks bireyler için diğer cinsel kimliğe sahip gençlerle buluşmak da ilgi çekici olabilir. KRV’daki buluşma yerlerine ilişkin daha ayrıntılı bilgiyi  Queeren Jugend NRW sayfasından bulabilirsiniz. Burada interseks gençlerin menfaatleri üzerine yeterince düşünülüp düşünülmediği hakkında bilgiler de bulabilirsiniz.

Ayrıca interseks hakkında Hamburglu bilim insanları tarafından yönetilen bu blogda, literatür bilgileri, çeşitli etkinlikler ve cinsiyet çeşitliliği hakkında bilgiler yer alıyor: Blog Intersex kontrovers.

Birleşmiş Milletler (İngilizcesi „United Nations“) tarafından da interseks bireyler konusunda toplumu daha fazla aydınlatmak için kampanya başlatıldı. Burada videolar, interseks bireylerin sesleri ve vakalarla bilgilendirme broşürleri („Fact Sheets“) bulunuyor: Free & Equal (United Nations’den Intersex Awareness). (İngilizce)

İnterseks bireyler şimdiye dek kamusal alanlarda az görülmüşlerdir. Dizilerde, kitaplarda veya televizyonda onlara çok az rastlanmaktadır.

Burada bizimle hayatlarının çeşitli yönlerini paylaşan bazı interseks bireylerin ve yakınlarının seslerini toplamak istiyoruz.

İnternette interseks hakkında bir takım videolar, yazılar veya projeler bulunuyor. Bunlardan bir kısmını burada derledik. OII Europe (Organisation Intersex International, Europe) #MY INTERSEX STORY altında tüm Avrupa’dan interseks bireylerin hikayelerini topladı. Proje sayfasında projeye ilişkin video ve bilgiler bulunmaktadır. Kitapta tüm Avrupa’dan interseks bireyler hikayelerini anlatmaktadır. (Web sitesi ve hikayeler İngilizce’dir.)

2012 yılında kurulan  Interfaceproject farklı yaşam ortamlarında interseks bireylerin portresini çiziyor. Kişiler kısa videolarda kendilerini tanıtıyorlar ve hayatlarını anlatıyorlar, ayrıca her video için bir transkript bulunuyor.

Gençlik kamu kanalı funk, Auf Klo adlı yayınının bir bölümünde İsviçre’den Audrey’i konuk ediyor. Audrey, çocuk ve genç olarak yaşadığı tıbbi müdahaleleri anlatıyor:

(Videolar Almanca, Fransızca veya İngilizce’dir. Genelde Almanca altyazılıdır.)

Audrey’nin Youtube kanal‘ında daha fazla video bulabilirsiniz (Audr XY).

Eğitim amaçlı internet sayfası Planet Schule‘de Berlinli Lynn‘ün interseks birey olmanın nasıl  olduğunu anlattığı bir video bulacaksınız:

OII Europe ‘un YouTube kanalı „My intersex Story“ başlıklı bir video sunuyor:

(Almanca altyazılı olarak İngilizce).

Ayrıca WDR‘nin bu yayınında bir annenin çocuğunun interseksliğine ilişkin deneyimlerini paylaştığı söyleşi de bulunuyor.

Ted Talk, Emily Quinn – Biyolojik cinsiyet hakkında yanlış düşünüyoruz. (Almanca altyazılı olarak İngilizce).

Emily Quinn yazar, grafiker ve  InterAct aktivistidir.

Inter*Trans*Express (İnterTransEkspress) ve Identitätskrise 2.0 (Kimlik Krizi 2.0) gündelik hayattan kısa hikayelerin, şiirlerin ve çizimlerin bir koleksiyonu ve „Genderoutlaw“ olarak bir direniş. Her iki kitap da kişisel deneyimleri anlatıyor ve böylelikle interseks bireylerin perspektiflerini görünür kılıyor.

Burada interseks bireylerin başka dökümanlarını da bulabilirsiniz:

Kitaplar ve web siteleri

Bu antolojide tüm dünyadan interseks bireylerin kısa, kişisel hikayeleri yer alıyor.

Bir interseksin kısa öyküleri, şiirleri ve çizimleri.

Farklı yaşlarda olan ve farklı yerlerde oturan interseks bireylerin kendilerini tanıttıkları İngilizce kısa videolar.

  • Regenbogenportal – Aynı cinsle yaşam tarzı ve cinsiyet çeşitliliği hakkında bilgi ağı. Bu portalde Federal Aile, Yaşlı, Kadın ve Gençlik Bakanlığı’ndan interseksle de ilgili çok sayıda okunmaya değer yazı bulunuyor.
  • İnterseks bireyler ve dil. TransInterQueer’den ayrımcılıkla mücadele projesinin bir broşürü.
  • Kabul ve çeşitlilik konusuna destek vermeye devam etmek istiyorsanız,  Çeşitlilik için kabul broşüründe çocuk kitapları için pek çok öneri bulabilirsiniz.

Video klipler

Tavsiye edilen (film) belgesel:

Karikatür ve çizgi romanlar

  • Hexenblut (Cadı Kanı). Yazar: Suskas Lötzerich (2014): Viyana: Luftschacht Yayınevi.
    İnterseks Suskas Lötzerich tarafından yazılan otobiyografik çizgi roman çok açık, samimi bir dille interseks olarak yetişmeyi anlatıyor.
  • Ach, so ist das?! (Demek Öyle/) LGBTİ’den biyografik çizgi röportajlar. Martina Schradi (2014): Stuttgart: Zwerchfell Yayınevi.
    Ek ders malzemeleri: https://www.achsoistdas.com/fuer-schulen/.
  • Çizgi röportajların ikisinde interseks kişilerin yaşamları ele alınmaktadır:
    Sasha (Sf. 63–66)
    Sefik (Sf. 71–74)
    Mo (Sf. 45–46)
    Yasar (Sf. 83–88)
    Bazıları Rusça’ya, İspanyolca’ya, İngilizce’ye ve Japonca’ya da çevrilmiştir.
  • Let them talk! What genitals have to say about gender. A graphic survey. Yori Gagarim (2014): Münster: edition assemblage.
    Cinsel organların çeşitliliğine ilişkin kısa, İngilizce ifadeler içeren güzel bir kitapçık (Almanca çevirisiyle beraber).

Yazan: Dr. Oliver Tolmein (Avukat, Hamburg)

İnterseks bir hastalık değildir. Buna rağmen interseks bireyler genelde doktorlarla uzun yıllar süren yakın bir ilişkiye sahiplerdir. Buna ameliyatı takiben ortaya çıkan durumlar veya ameliyat öncesi ve sonrası tıbbi bakım randevuları da dahildir.

Temmuz 2016 tarihinden bu yana artık „cinsiyet gelişimi varyasyonları“ diye adlandırılan interseksle ilgili doktorlar için bir S2k Kılavuzu bulunmaktadır. Bu kılavuzun hazırlanmasında pek çok doktorun yanı sıra ebeveyn kuruluşları ve interseks bireylerin kendileri de çalışmışlardır. Tedavi ilkeleri doktorlar için önemlidir, ama bağlayıcı değildir. Kimsenin buna uyma zorunluluğu yoktur. Bu kılavuzun belirlediği standartlardan sapmaların bir yükümlülük durumunda doktorlar tarafından gerekçelendirilmesi gerekmektedir.

Tıbbi tedavi ve dokümantasyon konusunda temel kurallar geçerlidir:

  1. Bir tıbbi müdahale için hastanın onayına ihtiyaç vardır.[1] Bu onay ancak hastanın daha önceden tedavinin önemli noktaları hakkında kapsamlı bir biçimde bilgilendirilmiş olması halinde geçerlidir.[2]
  2. Eğer hasta örneğin henüz küçük bir çocuk olduğu için kendi onay veremiyorsa müdahale yasak olabilir. Bu özellikle de geri dönüşü olmayan cinsiyet müdahaleleri için geçerlidir. Tedavi ilkelerinde buna ilişkin olarak „Tavsiye 31“ altında şöyle denmektedir: „Onay verme ehliyetine sahip olmayan çocuklara ameliyatlar için endikasyon, her zaman kısıtlı verilmelidir. Velileri onay verme ehliyetine sahip olmayan çocuklara sadece endikasyona tabi ve çocukta sonradan hasarı engelleyecek ameliyatlar için onay verebilirler.“[3]
  3. Hakkında bir vekilin karar verdiği hastalar da tedaviyi gerçekleştirenler tarafından bilgilendirilmelidir[4], bu özellikle henüz onay verecek durumda olmayan ama söyleneni anlayabilen ve konuşabilen çocuklarda önemlidir. Bu, ilgili insanların neden tedavi gördüklerini ve kendilerine tam olarak ne yapılacağını öğrenme hakkı olduğunu ortaya koyması açısından da önemlidir.
  4. Çocukları onay verme ehliyetine sahip kılan belirli bir yaş yoktur. Çocuklar çok rahat belirli bir müdahale için onay verme ehliyetine sahip olabilirler. Bu takdirde onların onayı tedavinin yasallığı açısından ön koşuldur.
  5. Hastaların tedavi dosyasını görme hakları vardır. Ancak hastane ve doktorların bunu sadece 10 yıl süreyle saklama mecburiyeti vardır.[5]
  6. Doktorların tedavi hakkında kapsamlı bilgilendirme yapmaksızın tedaviyi gerçekleştirmiş olmaları veya yanlış şeyler söylemiş olmaları halinde, verilen onay geçersiz olabilir. Onay alınmaksızın yapılan bir tedavi, en azından adam yaralamaya girer. Adam yaralama ise cezaya tabi olup[6], genelde tazminat talep hakkı da doğurur.[7]

Doktor-hasta ilişkisinde başka önemli meseleler de rol oynar. Doktorların tabi oldukları gizli tutma yükümlülüğü çök önemlidir. Gizli tutma yükümlülüğü ile hastanın mahremiyeti korunur. Fakat bazen, örneğin henüz reşit olmamış hastaların, doktorla yaptıkları görüşmeleri anne-babalarından gizlemek istemeleri gibi zor durumlar da ortaya çıkabilir. Buna ilişkin yasal düzenleme bireysel duruma çok bağlıdır. Ama esasen gizli tutma yükümlülüğü burada da geçerlidir. Doktorlar gizli tutma yükümlülüğünü bozarak, yasalarla korunan bir şeyi, örneğin intihara eğilimi olduğundan yola çıkılan bir hastanın hayatını korumaya çalışırlarsa, istisnalar olabilir. Ama gizli tutma yükümlülüğü her zaman sadece üçüncü taraflar için geçerlidir ve hiçbir zaman hastaya karşı geçerli değildir. Hastalar her zaman neden tedavi edildiklerini, tedavinin ve hastalığın tahmini seyrini öğrenme hakkına sahiplerdir.[8]


[1] Alman Medeni Kanunu Madde 630.

[2] Alman Medeni Kanunu Madde 630e.

[3] Ayrıca bkz. Oliver Tolmein’ın „Onay verme ehliyetine sahip olmayan interseks çocukların cinsel organlarına tıbbi müdahaleler“ başlıklı yazısı, Tıbbi Ceza Hukuku Dergisi, Sayı 3/2019.

[4] Alman Medeni Kanunu Madde 630e Fıkra 5.

[5] Alman Medeni Kanunu Madde 630f Fıkra 3, Alman Medeni Kanunu Madde 630g Fıkra 1.

[6] § Ceza Kanunu Madde 223.

[7] Şimdiye kadar iki dava mahkemede görüldü. Her iki davada da davacılar haklı bulundu.

[8] Alman Medeni Kanunu Madde 630c Fıkra 2.

Gabriela Lünsmann (Avukat, Hamburg)

Aile hukuku açısından interseks çocukların hem ebeveynleri hem de onları tedavi eden doktorlar gibi üçüncü taraflar karşısında bilgi edinme ve kendi kaderlerini tayin hakları konusunda sorunlar ortaya çıkabilir.

Ebeveynler karşısındaki haklar

Ebeveynlerin velayet hakkı Anayasa ile sağlanmıştır. Ayrıca ebeveynler çocuklarına zarar verecek kararlar almak istediklerinde, devletin çocukları ebeveynlerine karşı koruma görevi de bulunmaktadır. Velayet hakkı ebeveynlere çocukları için karar almada büyük ölçüde imkân tanıyor olsa da, henüz reşit olmamış çocukların yaşları büyüdükçe hakları da artmaktadır.

Ama mevcut velayet hakkında da ebeveynler çocukları için hukuken kabul edilemeyecek kararlar alamazlar. Hukukçuların görüşüne göre bu, ebeveynlerin sağlık açısından somut bir tehdit oluşturan durumlardan kaçınılmasına hizmet etmeyen ameliyatlara onay vermeleri için de geçerlidir.[1] Ancak, onay verecek durumda olmayan interseks çocuklara hâlâ yapılagelen ameliyatlar yüzünden geri dönüşü mümkün olmayan cinsiyet ameliyatlarının açıkça yasaklanması tartışılmaktadır. Böyle açık bir yasağın olması halinde, ebeveynlerin de bu türden ameliyatlara onay vermeleri artık mümkün olmaz. BM de bu ameliyatları insan hakları ihlali olarak kabul etmiştir. İnsan hakları hakkında daha fazlasını okumak isterseniz, buradan ulaşabilirsiniz.

Ama cinsiyeti değiştiren ameliyatın ötesinde ebeveynlerin interseks çocukları hakkında aldıkları daha başka kararlar da vardır.

Ebeveynlerin karar verme hakkına doğumdan sonra nüfus müdürlüğüne çocuğun cinsiyetini bildirmek de dâhildir. Bu, yeni Nüfus Kanunu (PStG) madde 22 fıkra 3 ile interseks çocukların doğum kütüğüne artık „diğer“, „kadın“, „erkek“ olarak kaydedilmeleri veya kaydın boş bırakılması şeklinde düzenlenmiştir. Bu şekilde alınan karar sonradan hem isim açısından hem de cinsiyet kaydı açısından nüfus müdürlüğüne bulunulacak bir beyanla değiştirilebilmektedir; birden çok defa değiştirmek de mümkündür.

Henüz 14 yaşını doldurmamış bir çocuk için sadece yasal vekilleri bu beyanda bulunabilmektedir. 14 yaşını doldurmuş gençler bu beyanı kendileri verebilmekte, ancak yasal vekillerinin onayına da ihtiyaç duymaktadırlar. Yasal vekilleri onay vermezlerse, nüfus müdürlüğü aile mahkemesine bilgi vermek zorundadır. Bu, çocuğun menfaati açısından bir sakınca olmaması durumunda yasal vekiller olarak ebeveynlerin vermesi gereken onayın yerine geçer.  Yani gençler, anne-babalarına karşı haklarını kabul ettirmek için bu konuda aile mahkemesinin yardımından yararlanabilirler.

Aile mahkemesinin bu yardımı, ebeveynlerin ve çocukların tıbbi tedavi konusunda farklı görüşlere sahip olmaları durumunda da mümkündür. Bu, anne-babanın bir tıbbi tedaviye veya ameliyata onay vermek istemeleri ama çocuğun bunu reddetmesi ya da çocuğun belirli bir tıbbi tedaviyi istemesi ama anne-babanın onay vermekten kaçınması halinde de geçerlidir.

Onay verme ehliyeti

Esasen tıbbi tedavilerde, ameliyatlarda veya terapilerde ilgili çocuk ve gencin onay verme ehliyetine sahip olup olmaması söz konusudur. Onay verme ehliyetine sahiplerse, hasta olarak her zaman terapi kararına dâhil edilmek zorundadırlar. Doktorlar onay verme ehliyetine sahip henüz reşit olmamış hastaları tedavi ve bunun avantajları-dezavantajları hakkında bilgilendirmezlerse ve onların onayını almazlarsa, yürürlükteki meslek hukukuna aykırı davranmış ve suç işlemiş olurlar. Bu durumda maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulabilir.

Bu nedenle doktorlar, eğer çocuk veya gençler tedavi edilecekse her zaman kimin tedavi hakkında bilgilendirilmesi ve kimden onay alınması gerektiği sorusuyla karşı karşıya kalırlar: henüz reşit olmamış kişiden mi yoksa anne-babasından mı? Onayın hukuken geçerli olabilmesi için gençlerde hukuki işlem yapma ehliyetinin, yani kendi başına sözleşme yapabilme yetkisinin olup olmaması söz konusu değildir. Aksine, henüz reşit olmamış kişinin „zihinsel ve ahlâki olgunluğuna göre müdahalenin ve kendi onayının önemini ve neticesini takdir edip edemeyeceği“ söz konusudur (Yargıtay – BGH).  Yani henüz reşit olmamış kişi, kendi başına fayda-zarar değerlendirmesi yapabilmek zorundadır. Onay verme ehliyetinin başlayacağı asgari yaş konusunda bağlayıcı bir düzenleme yoktur. Ama hâkim görüşe göre 14 yaşın altında olan henüz reşit olmamış kişilerin sadece istisnai durumlarda onay verme ehliyetine sahip olduklarından yola çıkılmalıdır.

Pratikte bu, doktorların her tedaviden önce, henüz reşit olmamış kişinin onay verme ehliyetine sahip olup olmadığını açıklığa kavuşturmaları gerektiği anlamına gelmektedir. 15 yaşındaki bir hasta, rutin önlemler ve kan alma gibi ufak müdahaleler için gereken rıza yeterliğine sahip olabilir. Daha fazla riske sahip tedavilerde ise ölçüt farklıdır. Tedaviyi yapan doktor henüz reşit olmamış hastanın onay verme ehliyetine sahip olup olmadığı konusunda tereddütlü ise, velayet yetkisine sahip anne-baba da terapi kararına dâhil edilmek zorundadır. Onay verme ehliyetine sahip olmayan bir çocuğun tedavisi için her zaman velayet hakkı ilkeleri doğrultusunda, istisnai olarak sadece anne veya sadece baba tek başına velayet hakkına sahip olmadığı sürece, hem annenin hem de babanın vermesi gereken onay gereklidir. Ama çocuk veya genç, – anne-baba tarafından istenen ve onay verilen – müdahaleye razı değilse o zaman geçerli olan nedir? Kesin olan, çocuğun yaşı büyüdükçe onun isteklerinin daha çok önem kazanacağıdır. Bu nedenle onay verme ehliyetine sahip olmayan gencin yaşına ve olgunluk derecesine bakılarak karar sürecine dâhil edilmesi zorunludur. Genç onay verme ehliyetine sahip duruma gelir gelmez, yani bir müdahalenin neticesini anlayabilecek olgunluğa ulaşır ulaşmaz, artık velilerinin istekleri ve iradesi değil, sadece onun onayı söz konusudur. Çocukların ve henüz onay verme ehliyetine sahip olmayan gençlerin tedavisinde velayet hakkına sahip anne-baba nezdinde doktorun sahip olduğu bilgileri gizli tutma yükümlülüğü yoktur. Bu durumda anne-babalar velayet hakkını kullanırlar ve böylelikle doktor-hasta ilişkisinde her hususta bilgi alma hakkına sahip olurlar. Bu noktada çocuğun veya gencin de kapsamlı olarak bilgilendirilme zorunluluğu dikkate alınmalıdır.


[1] Kolbe, Angela:Almanya’da interseks bireylerin durumuna ilişkin görüş; Lemke, Ulrike:Almanya’da interseks bireylerin durumuna ilişkin görüş..

Sağlık ve tıp, interseks bireyler ve onların yakınları için öyle ya da böyle önemli konular olabilir. Genelde çok sayıda interseks bireyin hayatlarında tıbbi sistemle bağlantıları olacak ve teşhis meselesi ile karşı karşıya kalacaklardır.

Çok sayıda interseks bireyin ve interseks çocukların anne-babalarının, doktorlarla iyi tecrübeleri olmamıştır. Ama yine de tıp, insanın kendi vücudunu tanımasına ve kendine bakmasına yardım edebilir. İnterseks bireylerin biyolojik anne-babalığa dair soruları genelleştirilerek cevaplanamaz. İnterseks bir bireyin çocuk sahibi olup olmayacağı konusu bireysel olarak açıklığa kavuşturulmalıdır. Güvendiğiniz bir doktorla bunun yollarını konuşunuz.

(Biyolojik açıdan) cinsiyetin nasıl meydana geldiğini ve bunun vücut açısından ne anlam taşıdığını burada bulacaksınız.

Aşağıda çeşitli teşhislere ilişkin bilgileri ve bunların vücut açısından ne anlama geldiğini bulacaksınız. Daha aşağıda ise hormon alımına, kanser riskine ve ameliyatlara ilişkin genel bilgileri bulacaksınız. Teşhisler ve muhtemel neticeleri hakkında başka sorularınız olması halinde, her zaman yardımlaşma kuruluşlarına başvurabilirsiniz. Adresleri burada bulacaksınız. Aynı sayfada ayrıca KRV’daki diğer interseks hakkında danışma imkânlarını da bulacaksınız. Sormaya cesaret edin – Yardım hizmetleri bunun için var!

Muhtemel teşhisler

„5α-redüktaz tip 2 eksikliği“ ve „17-β-hidroksilaz tip 3 bozukluğu“

Bu ne demektir?

„5α-redüktaz eksikliğinde“ ve „17-β-hidroksilaz tip 3 bozukluğunda“ örneğin penis gibi erkek cinsiyet özellikleri yoktur veya az gelişmiştir. Bu yüzden cinsiyet özellikleri ilk bakışta kadın gibi görünür. Daha sonra bedensel olgunlaşma, ergenlik sürecinde vücut, giderek erkek görünümüne bürünür.

Ergenlik dönemi neler getirir?

Ergenlik döneminde kişi muhtemelen oldukça erkeksi bir görünüm kazanacaktır. Sakal çıkabilir veya ses kalınlaşabilir ve cinsel organda da büyüme olabilir. Gencin bu durumda kendini nasıl hissettiğine bağlı olarak, cinsel kimlik ve (seksüellik ve cinsiyet açısından) kendi kaderini tayin hakkı konuları özellikle önemlidir.

Neye dikkat edilmelidir?

Öncelikle çocuğun gelişimini beklemek gereklidir. Genel olarak muhtemel (bedensel) değişimler karşısında duyarlılık ve açıklık gösterilmesini öneririz. Her hâlükârda yardımlaşma kuruluşlarından ve gerek duyulması halinde interseks bireylerle deneyimi olan doktorlardan da yardım isteyebilirsiniz. Yardımlaşma kuruluşlarında benzer deneyimler geçirmiş olan insanlar bulacaksınız. Doktorlardan bireysel danışmanlık ve kararlarda uzman desteği alabilirsiniz. KRV’daki danışmanlık hizmetlerini burada bulacaksınız.

„Adrenogenital Sendrom“ (AGS)

Bu ne demektir?

Böbrek üstü bezlerinde vücut için önemli hormonlar, örneğin kortizol („stres hormonu“) veya vücuttaki tuz oranını dengeleyen aldosteron hormonu üretilir.  Ama burada ayrıca vücudu erkeksi yapan hormonlar olan androjenler de üretilir (örn. testosteron). „AGS“te ise, böbrek üstü bezlerinde düşük oranda kortizol ve aldosteron üretilir ve vücut bunları daha fazla androjen üreterek dengeler. Böylelikle – biçimine bağlı olarak – daha çok erkeksi bir görünüm ve aynı zamanda erkek ve kadın iç cinsel organlarıyla beraber dış cinsel organ da meydana gelir.

Ergenlik dönemi neler getirir?

„AGS“ biçimine bağlı olarak çocuklarda yüksek testosteron oranı nedeniyle sakal, seste kalınlaşma ve çok fazla kıllanma ile beraber erken ergenlik dönemi meydana gelebilir. „AGS“in daha az belirgin olduğu çocuklar, ancak kadınsı vücutta âdet kanaması olmaması ile dikkati çekerler.

Neye dikkat edilmelidir?

Böbrek üstü bezlerinde diğer hormonların daha düşük yoğunlukta olmasıyla, hayati tehlike taşıyan tuz kaybı gibi terapi edilmesi gereken semptomlar ortaya çıkabilir. Bu durumda hayat boyu hormon tedavisi gerekir.

Androjen rezistansı türleri („CAIS“, „PAIS“, „MAIS“)[1]

Bu ne demektir?

Androjenler, erkek vücudunun gelişmesini sağlayan maddelerdir (örn. testosteron). Vücut bu maddeleri oluşturamazsa veya onların bilgilerini işleyemezse, yani onlara karşı dirençli ise, erkek vücutlu görünüm kısmen meydana gelir ya da hiç meydana gelmez.

Ergenlik dönemi neler getirir?

Bu, androjen direncinin tam („CAIS“) ya da kademeli, kısmi („PAIS“, „MAIS“) olmasına bağlıdır. Bir vücut büyük ölçüde androjene dirençli ise, kadınsı cinsiyet gelişimi beklenir. Ancak âdet kanaması olmaz.  Buna karşın kısmi bir androjen direnci söz konusu ise, ergenlik döneminde sakal veya ses kalınlaşması gibi daha çok erkek cinsine ait özellikler ortaya çıkabilir.

Neye dikkat edilmelidir?

Androjen direnci türlerinde gonadlarda kanser riski yüksek olabilir. „CAIS“te, yani tam bir androjen direncinde ise bu risk, gonadları oldukları gibi bırakabilecek kadar çok düşüktür. Ama „PAIS“ teşhisi konulmuş ise, güvenilir bir doktorla iş birliği yapılarak gonadların gelişimi dikkatle takip edilmelidir. Buna ilaveten karın bölgesinde düzenli aralıklarla ultrason muayenesi de yapılmalıdır.

„Karma gonadal disgenezi“

Bu ne demektir?

„Karma gonadal disgenezi“nde testisler az testosteron üretir. Ama testisin fonksiyonu genelde eşit olmayan bir dağılım göterdiğinden iç ve dış cinsel organlar farklı olabilir. Buna ilaveten cücelik de meydana gelebilir.

Ergenlik dönemi neler getirir?

„Karma gonadal disgenezi“ye sahip çocuklarda ergenlik döneminde göğüsler çıkmaz ve bu kişiler regl olmazlar.

Neye dikkat edilmelidir?

Testislerin genelde ultrason muayenesi ile düzenli olarak muayene ettirilmesi önerilir, çünkü bunlar düzensiz hormon tedariği yüzünden daha yüksek bir kanser riskine maruzdur.

„Klinefelter sendromu“

Bu ne demektir?

„Klinefelter sendromu“, insanların bir ya da birden çok fazladan cinsiyet kromozomuna sahip olmaları anlamına gelmektedir. Klinefelter sendromu teşhisi konan insanların % 80’i, fazladan bir X kromozomuna ve bu nedenle de 47,XXY kromozom grubuna sahiptir.[2] Diğer varyasyonlar 48,XXXY, 49,XXXXY veya 48,XXYY olabilir. Ama tüm hücrelerin aynı kromozom grubunu bünyesinde barındırmadığı durumlar da olabilir. Mozaik denilen bu yapı, karyotipin (yani kromozom özelliklerinin tümünün) belirli hücrelerde örneğin 47, XXY olması ve diğer hücrelerde 46, XY olması anlamına gelmektedir.

Ergenlik dönemi neler getirir?

Bu genetik varyasyonların etkileri çok farklı biçimlerde ortaya çıkabilir. Genelde bu nedenle erken teşhis olmaz. Daha sonradan „Klinefelter“ teşhisi konan insanların çoğu, normal bir ergenlik dönemi geçirirler. Ancak pek çoğunun testisleri küçük, sert olup, bunlar kimi zaman da alışılmamış bir pozisyona sahiplerdir. Bu testisler az miktarda testosteron üreterek, böylelikle kronik bir testosteron eksikliğine yol açarlar. Bu yüzden örneğin az sakal çıkar ve vücuttaki kıllanma az olur. Ayrıca meme de gelişebilir.

Neye dikkat edilmelidir?

Kromozom varyasyonu kas-iskelet sistemi şikayetlerine, kansızlığa veya aşırı uzamaya yol açabileceğinden, vücudun vereceği sinyallare karşı duyarlı olmak, vücudu iyi tanımak ve özel bir desteğe ihtiyaç olup olmadığını bilmek önemlidir. Anne veya baba iseniz, çocuğunuzun güven dolu ve emin bir biçimde kendi hakkında konuşmasını sağlayınız. Klinefelter sendromu öğrenme zorluklarına da yol açabilir.

„Ovotestiküler DSD“

Bu ne demektir?

„Ovotestiküler“ demek, ovaryen ve testiküler dokuların aynı zamanda mevcut olması demektir. Ovaryen doku örn. yumurtalık dokusu, testiküler doku örn. testis dokusudur. Bu iki kelimenin birleşiminden „ovotestiküler“ kelimesi türetilmiştir. Yani burada söz konusu olan kadın ve erkek özelliklerinin birlikte görüldüğü bir gelişimdir. Bunun neden olduğu görünümler ise çok çeşitlidir.

Ergenlik dönemi neler getirir?

Ergenlikte genelde vücutta değişimler meydana gelir. Ama bunlar her vücutta farklıdır ve ovaryen ve testiküler dokunun dağılımına bağlıdır.

Neye dikkat edilmelidir?

Tüm teşhislerde olduğu gibi bu koşulda da hayati önem taşımayan ameliyatlar yapılmamalıdır. Çocuğun vücudun değiştirilip değiştirilmeyeceğine ilişkin karar ehliyeti beklenmelidir. Bundan önce bir müdahale yapılması, çok ağır neticelere yol açabilir.

„Ullrich Turner Sendromu“

Bu ne demektir?

„Ulrich Turner Sendromu“nda, cinsiyet kromozomlarının sayısal varyasyonu söz konusudur.  Kişi ya „sadece“ bir X kromozomuna, yani 45, X0 kromozom grubuna sahiptir ya da mozaik kromozom grubu mevcuttur, yani bazı hücreler 45, X0 kromozom grubu diğerleri ise 46, XX veya 46, XY kromozom grubu taşırlar.

Ergenlik dönemi neler getirir?

„Ulrich Turner Sendromu“ teşhisinde genelde cinsellik hormonları az üretilir. Bu ise, biyolojik anne-baba olabilme imkânına etki edebilir. İlave olarak cinsellik hormonu almak hamile kalma isteğinde yardımcı olabilir. O nedenle uzman endokrinologlardan sizin durumunuzda biyolojik anne-baba olabilme imkânının olup olmadığını öğreniniz. Yardımlaşma kuruluşları da deneyimleri ile yardımcı olabilirler.

Neye dikkat edilmelidir?

Genetik varyasyon yüzünden çeşitli bedensel sonuçlar ortaya çıkabilir. „Ulrich Turner Sendromu“ teşhisi konulan çocuklarda, daha fazla kısa boyluluk görülebilir. Kısa parmaklar veya ayak tırnakları, küçük çene veya geniş göğüs kafesi de olabilir. Ayrıca kardiyovasküler hastalıklar, böbrek, tiroit bezi, iskelet, kulak, göz ve bağırsak hastalıkları riski de daha fazladır.  Mozaik kromozom grubunda teşhis genelde ancak gençlik/yetişkinlik döneminde konur.

Hormon terapisi ne zaman faydalı?

Hormonların vücutta çok çeşitli görevleri vardır. Yani dışarıdan hormon takviyesi çok iyi düşünülmelidir. Çünkü hormonlar her zaman sadece vücudun ufak bir kısmına değil, çok yönlü etki ederler. Ama bazı bedensel şartlarda hormon alınması sağlık açısından önemlidir.  

Esasen hormon terapisi denilen tedavi için pek çok neden olabilir. Bu nedenlerin en yaygın ve acil olanları ise, (1) osteoporoz gibi hormon eksikliği yüzünden ortaya çıkan hastalıklardan kaçınmak, (2) kişinin kendi bedensel (cinsiyet) gelişiminden duyduğu memnuniyettir.

Kanser riski – Önemli ama yaşamı belirleyecek kadar değil

Kanser riski, cinsiyet gelişimi varyasyonlarından birine sahip pek çok insanın karşısına çıkan konulardan biridir. Ve belki de güvenilir bilgiye en az ulaşılabilen konudur.

Varyasyon, gonadlarda kötü huylu tümör oluşma riskini arttırıyor olabilir. Uzun bir zaman, gonadların karın bölgesinde olması ve orada yüksek ısıya maruz kalması halinde riskin yüksek olduğu varsayılmıştır. Bu nedenle sıkça gonadların ameliyatla alınması yani kısırlaştırma önerilmiştir. Ama bunun vücut açısından ağır sonuçları vardır. Gonadlar alındığında ömür boyu hormon alınması gerekmektedir. Bu hormonların farklı interseks vücutlara sahip insanlara nasıl etki ettiklerine dair bir araştırma neredeyse yoktur.

Gonadları ameliyatla almak yerine düzenli aralıklarla kontrol yapılması gerekir. Gonadlara düzenli ultrason muayenesi ve karına düzenli aralıklarla dokunulması ile de gonadlarda muhtemel değişimler saptanabilmektedir. Kendi durumunuzu güvendiğiniz bir doktorla konuşunuz. Bu konuda genelleyici tavsiyeler verilmemesine dikkat ediniz. Hangi varyasyonların daha fazla kanser riski içerdiğine dair olasılıklar olsa da, araştırmalarla sağlanmış kesin rakamlar yoktur.

Ameliyatlar

Ameliyat konusu interseks bağlamında sürekli karşımıza çıkar. Uzun bir süre boyunca ve maalesef bugün bile, bir çocuğun cinsel organının farklı bir görünüme sahip olması ve toplumdaki kız çocuk-erkek çocuk imajına uymaması halinde ameliyat edilmesi doktorlar tarafından önerilmektedir. Hiçbir tıbbi zorunluluğu olmayan bu ameliyatlar insanlara çok zarar vermektedir. Genelde ameliyata bağlı olarak sorunlar ortaya çıkmaktadır. Örneğin ameliyat yerleri açılabilmekte veya idrar yaparken zorlanma yaşanabilmektedir. Ayrıca bu ameliyatların sağlık gereği yapılmamış olması, ameliyat edilmiş olan bu insanların çoğunun ağırına gitmektedir.

Vücudunun başkalarına „normal“ görünmesi şartı varsa, anne ve babanın koşulsuz sevgisine inanmak zordur: Ameliyat edilmeseydi vücudunun bugün nasıl görüneceğini bilememe duygusu …; kendi vücudu hakkında kendi kararını verebilseydi, başka mı olurdu diye sorgulamak…; bütün bunlar ruh sağlığına zarar vermekte ve ağır problemlere yol açabilmektedir.

Artık çocukların ve gençlerin kendi onayı olmaksızın yapılan ve her şeyden önce onları toplumsal standartlara uydurmaya hizmet eden bu ameliyatlar insan hakları ihlali olarak tanınmıştır. Fakat hâlâ örneğin çocuğun ileride güya „daha iyi“ cinsel deneyim edinebilmesi için anne-babalara çocuklarını ameliyat ettirmeleri tavsiyesinde bulunan doktorlar vardır. Bu türden ameliyatlar asla o insanın onayı olmaksızın yapılamaz. İnterseks bireylere onay alınmadan yapılacak ameliyatların yasayla yasaklanması, interseks çocuk ve gençlere uygulanan insan hakları ihlallerini önlemek üzere atılacak önemli bir adım olacaktır. 

Onay alınmadan yapılan ameliyatların yanı sıra ameliyat edilen kişinin kendisinin karar verdiği ameliyatlar da yapılabilir. Bu durumda ameliyat masraflarının sağlık sigortaları tarafından karşılanıp karşılanmayacağı ve bu kararın yol açacağı sonuçlar hakkında iyi bilgilenmek önemlidir. Sağlık sigortaları nezdindeki haklara ilişkin buradan ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.


[1] CAIS – Complete Androgen Insensitivity Syndrome.
   PAIS – Partial Androgen Insensitivity Syndrome.
   MAIS – Minimal Androgen Insensitivity Syndrome.

[2] Rakam, kromozomların tümünün sayısını göstermektedir.

Yazan: Heike Kaiser (7 yaşındaki kız)

Çocuğumuzun interseks olduğunu daha doğum öncesi muayenede öğrendik. Ama biz o zaman bunun tam bilincinde değildik, tıpkı doktorumuz gibi… Büyük ultrason muayenesinde dendi ki, açık seçik kız çocuğu. Bundan bir hafta sonra yapılan kromozom analiz neticesinde dendi ki, XY, erkek çocuk! Ben şaşkına döndüm ve nasıl olur diye sordum. Hayır, erkek çocuk doğacak. Doktor bunun mümkün olabileceğini anlamadı ve biz de o zamanlar interseks diye bir şeyden haberdar değildik.

Doğum tarihi geldi ve doğacak bebek için etiketler ve kol bantları mavi olarak hazırlandı. Sonra çocuğumuz doğdu ve dendi ki, kızınız oldu. Kız mı? Çok bitkin düşmüş olmama rağmen birden ayıldım ve tamamen aklım karıştı, hem de ikinci kez. Ama kız isimleri de düşünmüştük ve bebeğe hemen kız adı koyduk ve bunun bir laboratuvar hatasından kaynaklandığını düşündük.

Hastanede ertesi gün bir başka klinikten yaşlıca bir profesör çağrıldı, çünkü buradaki jinekologlar interseks hakkında bize bilgi verecek durumda değildi, ebeler de aynı şekilde… Profesör bize üzülerek erkek kromozomlarına rağmen çocuğumuzun kız olabileceğini açıkladı. Biz darmadağın olduk ve bu konuda hiçbir bilgimiz olmadığından durumu anlayamadık. Bu konuda hiçbir şey bilmemek, bizi de şaşırttı. İkimiz de üniversite mezunu olmamıza rağmen böyle önemli bir konuda bilgi sahibi olmayışımıza şaşırdık. Ama duygusal olarak çocuğumuz bizi elbette sevindirdi.

Bize asıl dokunan, doktorların bizi bilgilendirme şekliydi. Bugün geriye dönüp baktığımızda, travmaya yol açan aslında buydu.  Çünkü biz anne ve baba olarak son derece açık ve iyimseriz. Ama bu belirsizlik, uzmanların bilgi noksanlığı ve konuyu tabulaştırma, çocuğumuzun interseksliğine ilişkin tuhaf bir his edinmemize neden oldu. Ve bu bilgileri, yani erkek kromozomları ve kadın fenotipini (bedensel yapısını), mantıksal olarak kabul etmekte önce zorlandık.

Şansımız, daha sonra gittiğimiz çocuk hastanesindeki endokrinoloğa rastlamamız oldu.  Son derece rahat biriydi ve dedi ki, interseks kızlar en güzel kızlar oluyor. Çocuğun ileride belki hormon takviyesine ihtiyacı olabileceğini ama bunun kötü bir şey olmadığını söyledi. Onun bu rahat tavrı bizi çok cesaretlendirdi ve ilk günlerde üzerimize çöken ağırlığı üzerimizden aldı.

Çocuğumuzun interseksliği karşısında nasıl davranacağımızı önce bilemedik.  İnterseksi ailelerimize veya arkadaşlarımıza da açmalı mıydık? Yoksa söylememeli miydik? Kafamızın karışık olduğu bu ilk dönemde ben konuyu bir arkadaşıma açtım. Maalesef çok olumsuz tepki verdi. Böylelikle benim için kendimizi korumak adına ilk etapta bu konuda konuşmamamız gerektiği açıklık kazandı. Milleti bilgilendirmek veya sorularına cevap vermek zorunda kalmak istemiyorduk, çünkü kendimizi o kadar güçlü hissetmiyorduk. Dışarıya karşı bütün bu olan biten sadece bir laboratuvar hatasından ibaretti. Ve bugün dönüp baktığımda iyi de yaptığımızı düşünüyorum. Kızımız interseksliğini çevresine söyleyip söylememeye, söyleyecekse ne zaman ve nasıl söylemeye kendisi karar vermeli.

Kızımız artık interseks olduğunu biliyor. Ama bunu tam olarak anlamıyor. Sadece doğal yollardan anne olamayacağına üzülüyor ama alternatiflerini buldu bile.

Onun için interseksliğini çok normal bir şey olarak rahatça anlatabileceği bir dünya diliyoruz. Bunun için daha çok bilgilenme gerek.

Bizim bu konuda bilgilendirilmiş olmamızı isterdim. O zaman bebeğimizle geçireceğimiz bu ilk dönem çok güzel olurdu. Tıpkı birinin gelip doğumda bize mesela “Çocuğunuz eşcinsel” demesi gibi. O zaman derdik ki: “Eee, ne olmuş?”. Çocuğumuz sağlıklı ve mutlu. Bu da bizi çok mutlu ve hoşnut kılıyor. Bizim hayatımız kesinlikle yolunda!

Çocuk kitapları çocuk günlük yaşamının bir parçasıdır. Bu kitaplar zevklidir, aileyi bir araya getirir, hatta öğretici de olabilirler. Çocuk kitapları çocukların empati duygusunu geliştirebilir, anlaşmazlıklarla başa çıkmayı öğrenmelerine yardımcı olabilir ve dünyanın nasıl olduğunu ve olabileceğini onlara gösterebilirler.

Çocukların kitap ve öykülerde kendilerini bulabilmeleri çok önemlidir. Dünyanın bir parçası olmak, onun içinde kendine bir yer bulmak ve kabul edilmek, kimlik oluşumu ve özgüven için çok önemlidir.

Çocuk kitapları, karmaşık içeriklerin anlatılmasına da aracılık edebilirler.

Şimdiye dek Almanca olarak interseks bireyler konusunu işleyen aşağıdaki çocuk kitapları yayınlanmıştır:


Jill ist anders (Jill başka)

Yazar: Ursula Rosen
4 yaşından itibaren.

PS: Es gibt Lieblingseis (Not: En sevdiğin dondurma var)

Yazar: Luzie Loda
4 yaşından itibaren.

Wer ist die Schnecke Sam? (Salyangoz Sam kimdir?)

Yazar: Maria Pawłowska ve Jakub Szamałek, Resimler: Katarzyna Bogucka.
5 yaşından itibaren.

İlk iki kitap için ayrıca eğitimciler ve öğretmenler için çalışma malzemesi de bulunmaktadır. Detayları buradan edinebilirsiniz.

Kabul ve çeşitlilik konusuna destek vermeye devam etmek istiyorsanız, bu  broşürde çocuk kitapları için pek çok öneri bulabilirsiniz.